Her ilçenin kendine has sorunları vardır. Kimisi ulaşımı konuşur, kimisi sanayiyi, kimisi turizmi… Kumluca ise bereketli topraklarıyla, çalışkan insanıyla ve üretim gücüyle Türkiye’nin örnek ilçelerinden biridir. Ancak tüm bunların yanında, belki de en büyük eksiğimiz gözle görülmeyen bir konudur: Ortak hareket etme kültürü.
Bugün Kumluca denildiğinde akla ilk gelen seracılık oluyor. Türkiye’nin dört bir yanına, hatta dünyanın birçok ülkesine ürün gönderen bir ilçeden söz ediyoruz. Fakat üreticimiz çoğu zaman ürününü hangi fiyata satacağını kendisi belirleyemiyor. Emek veriyor, risk alıyor, masraf yapıyor; ama kazancını başkaları belirliyor.
Bunun temel nedenlerinden biri, üretimde güçlü olmamıza rağmen pazarlamada aynı gücü gösteremememizdir.
Sadece tarımda değil… Eğitimde, turizmde, ticarette ve sosyal hayatta da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Herkes kendi mücadelesini veriyor. Oysa ortak akıl oluşturabilsek, ilçemizin sesi çok daha güçlü çıkacaktır.
Kumluca artık sadece domates ve salatalık üreten bir ilçe olarak anılmamalı. Doğal güzellikleriyle, tarihiyle, deniziyle, yaylalarıyla, kültürel etkinlikleriyle de ön plana çıkmalıdır. Karaöz’den Adrasan’a, Rhodiapolis’ten Altınyaka yaylalarına kadar uzanan büyük bir zenginliğe sahibiz. Bu değerleri ne kadar tanıtıyoruz?
Bir diğer önemli konu ise gençlerimiz… Üniversiteyi bitiren birçok gencimiz iş bulabilmek için büyük şehirlere gitmek zorunda kalıyor. Oysa Kumluca’da tarıma dayalı sanayi, paketleme, soğuk hava depoları, gıda işleme tesisleri ve yeni yatırımlar artırılabilse, gençlerimiz kendi memleketlerinde geleceğini kurabilir.
Elbette bütün sorumluluğu yöneticilere yüklemek de doğru değildir. Vatandaş olarak bizlerin de ilçemize sahip çıkması gerekir. Çevremizi temiz tutmaktan başlayıp, yerel üreticiyi desteklemeye, sivil toplum kuruluşlarına katkı sunmaya kadar herkesin yapabileceği bir şey vardır.
Unutulmamalıdır ki güçlü şehirler, sadece büyük bütçelerle değil; güçlü birlikteliklerle kurulur.
Kumluca’nın potansiyeli tartışılmaz. Ancak bu potansiyeli gerçek güce dönüştürmek için daha fazla dayanışmaya, daha fazla ortak akla ve daha fazla “biz” anlayışına ihtiyacımız var.
Çünkü bu ilçe hepimizin…
Ve Kumluca’nın geleceğini, ancak Kumlucalılar birlikte yazabilir.